Henrietta Lacks’ın Ölümsüz Hücreleri

Tarihte bilim adamları deneylerini gerçekleştirebilmek için birçok insan hücresi izole etmiş ancak bu hücrelerin hiçbiri organizma dışı ortamlarda istenildiği süre boyunca canlılığını sürdürememiştir. Bilimde, yapılan deneyleri tekrarlanabilir olması ve her deney sonucu aynı verilerin elde edilmesi deneyde güvenilirlik için önemlidir. Bunun için de deneylerde kullanılan hücrelerin ölümsüz ve kendi kendine çoğalabilir olması bilim adamlarının uzun süre üzerinde çalıştığı bir husustur. 20.yüzyılın ortasında bir rahim ağzı kanseri hastasından alınan örnek bugüne kadar ki biyomedikal araştırmalarda birçok ilerlemeye katkıda bulunmuştur [1].


HeLa hücre dizisi, 1951’de Afrika kökenli Amerikalı Henrietta Lacks’ten izole edilen, organizma dışı laboratuvarda ortamında kendi kendine çoğalabilen ilk ölümsüz insan hücresidir. Lacks'in cerrahı Howard Wilbur Jones, Lacks'in kanserini nadir görülen bir adenokarsinom, bir kanser olarak nitelendirdi [2]. Hastadan ameliyat sırasında aldığı örneklerinin bir kısmını George Otto Gey'e aynı zamanda Baltimore, Maryland'deki Johns Hopkins Üniversitesi'ndeki araştırma laboratuvarına verdi. Burada yapılan çalışmalar ölümsüz hücre dizilimi oluşturmak üzerineydi ve o dönemde birçok hastadan izinsiz alınan örneklerle bu amaç üzerine çalışılıyordu.

HeLa hücresinin keşfi ile bilimde birçok aşı, hastalıklar ve tedavileri açısından anahtar role sahip oldu. İnsan hücreleri üzerine yapılabilecek deneyler HeLa hücresi ile gerçekleştiriliyor ve hücrenin sonsuz çoğalması ile tekrarlanabilir veriler elde ediliyordu. Dünyanın dört bir yanına gönderilen HeLa hücreleri bilimsel çalışmalara ivme kazandırdı. Araştırmacı Jonas Salk, bir çocuk felci aşısı geliştirmeye odaklanmıştı. Bununla birlikte, çocuk felci aşısını test etmek için çok sayıda HeLa hücresine ihtiyaç vardı. Bu nedenle, 1953'te Alabama, Tuskegee'deki Tuskegee Üniversitesi, Salk ve diğer laboratuvarlara HeLa hücreleri sağlamak için bir hücre kültürü fabrikası kurdu. 1955'te Salk, ilk çocuk felci aşısını üretmek için HeLa hücrelerini kullandı. 1979'da HeLa hücreleri, kanser hücreleri için ana enerji kaynağının şeker yerine glutamin olduğunu gösterdi.


1993 yılında araştırmacılar, Taxol'ün kanser hücresi bölünmesini durdurma mekanizmasını doğrulamak için kanser karşıtı kemoterapi ilacı Taxol'ü HeLa hücrelerinde test etti. İlaç, HeLa hücrelerinin sonsuz büyümesini durdurmada etkili olduğu için, araştırmacılar, diğer kanser hücrelerinin büyümesini durdurmada da etkili olabileceği sonucuna vardı. 2004 yılında araştırmacılar, hücre bölünmesi, hücre büyümesi ve hücre yaşlanması gibi hücresel süreçlere aracılık eden olaylar olan hücrede iki binden fazla düzenleyici fosforilasyon olayının büyük ölçekli karakterizasyonunu gerçekleştirmek için HeLa hücrelerini kullandı.


Bu kadar çok yayılan ve birçok biyomedikal gelişmede yer alan HeLa hücre dizisi, bazıları 2020 itibariyle halen devam eden çeşitli biyoetik tartışmalara yol açtı. 1951'de Maryland, Baltimore'da ayrımcılık yasaldı ve Lacks, bilim adamlarının hücrelerini araştırma için kullanmalarına asla izin vermedi. Bununla birlikte, 1950'lerde hekimlerin, özellikle kamu koğuşlarında bakım alan hastalar için, hastalarının bilgisi veya rızası olmadan araştırma için hastalarından numune toplamaları yaygındı [3]. Hücre dizisi ve bunun sonucunda ortaya çıkan keşifler son derece kazançlıydı. Ancak Lacks ailesi hiçbir maddi tazminat alamadı. 2013'te Almanya, Heidelberg'deki araştırmacılar, HeLa hücre dizisinin DNA ve RNA profilinin ayrıntılı bir genomik analizini yayınladı. G3: Genes, Genomics, Genetics dergisinde erken çevrimiçi bir versiyon olarak “The Genomic and Transcriptomic Landscape of a HeLa Cell Line” adlı makalelerini ilk kez yayınladığında, ayrıca gen dizileme bilgilerini çevrimiçi veri tabanlarına yayınladı. Bu, genetik bilgiyi bilim adamları ve halk için hazır hale getirdi.

Genetik verilerin yayınlanmasının, hayat sigortası veya maluliyet sigortası şirketlerinin aileye karşı haksız bir şekilde ayrımcılık yapmasını sağlayabilecek önemli, kişisel sağlık bilgilerini ifşa edebileceğini savunuldu. Ayrıca, hücre hattının adı HeLa olduğu için, hücre hattı adı her zaman Lacks ve ailesine bağlanacağı için mahremiyet olasılığının olmadığını belirttildi. Bilim adamları hem Henrietta Lacks hem de ailesi hakkında HeLa DNA dizisinden genetik bilgi elde etmenin mümkün olduğunu kanıtladıktan sonra, araştırma ekibi yayınlarını geri çekti. Bilgiler çevrimdışına alındıktan kısa bir süre sonra, G3: Genes, Genomics, Genetics, daha önce yayınlanmış genetik dizilerin onay gerektirmediğini belirten bir editör yazısı yayınladı. National Institutes of Health (NIH) Lacks ailesi ile görüştü ve aileden iki üyenin de bulunduğu bir çalışa grubu kuruldu. Bu genom dizilsi ile çalışmak isteyen bilim adamlarının bu gruptan talepte bulunması istenildi. Bu karar, bilim adamlarının HeLa hücre dizisini içeren araştırmaları daha da ilerletmek için genomik verileri kullanmaya devam etmelerini sağladı [1].


KAYNAKÇA

  1. Nott, Rohini, 2020 Sep., The Embryo Project Encyclopedia, “HeLa Cell Line”, https://embryo.asu.edu/pages/hela-cell-line, (Erişim Tarihi: 23.06.2022)

  2. G3 (Bethesda), 2013 June , National Library of Medicine, “Editoryal: HeLa Cell Sequela”, https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3689803/, (Erişim Tarihi: 23.06.2022)

  3. Knoppers, Bartha M., 2013 Aug, National Library of Medicine, “From Tissues to Genomes”, https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3737159/, (Erişim Tarihi:23.06.2022)

  4. Koçaslan, Zeynep, Nisan 2020, Sinirbilim, “Ölümsüz Kadın Henrietta Lacks ve Meşhur HeLa Hücreleri”, https://sinirbilim.org/henrietta-lacks/, (Erişim: 25.06.2022)

  5. Kara, Burcu, Ocak 2019, UNGO, “Ölümsüz HeLa Hücreleri Nedir ve Neden Önemlidir?”, https://ungo.com.tr/2019/01/olumsuz-hela-hucreleri-nedir-ve-neden-onemlidir/, (Erişim: 25.06.2022)

8 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör