BİYOBENZERLER BİYOTEKNOLOJİK İLAÇLARIN YERİNİ ALABİLİR Mİ?

Dünyada yüksek maliyetler sonucu üretilen ve sınırlı sayıda hastaya satışı yapılabilen biyoteknolojik ilaçlara daha düşük bütçe ile sahip olabilir miyiz? Ürettiğimiz bu yeni düşük maliyetli ilaçlar diğeri ile eşdeğer mi yoksa sadece bir taklit mi?

Biyoteknolojik ilaçlar (biyoajanlar veya biyolojikler) kimyasal bileşimler yerine biyolojik yöntemlerle, organizmalardan ve canlı sistemlerden üretilen ürünlerdir [1]. Bitki ve hayvan hücreleri, bakteriler, virüsler ve mantarlar kullanılarak üretilen bu ilaçlar vücutta mevcut olan proteinlerin eksikliğini gidermek, fonksiyonlarını desteklemek ya da inhibe etmek için kullanılmaktadır [2]. Dünyada büyük ses getiren bu ilaçlar üretimi oldukça pahalı olmasının yanında sınırlı sayıda hastaya satış yapılabilmesi, bu alanda çalışma yapan firmaların gözünü korkutmaktadır.

Hem biyoteknolojik ilaçların hem de küçük moleküllerin gittikçe artan maliyetleri, dünyayı hasta erişimini arttırmak ve sağlık hizmeti bütçesini sınırlamak için jenerik ilaçlara ve alternatif ilaç çalışmalarına itmiştir. Üretilen ilaçların patent alımı sonrası beş yıllık korunumunun kaldırılması ile aynı içeriğe sahip ilaçlara jenerik ilaçlar denir. Jenerik ilaçlar, patentleri sona ermiş markalı, orijinal, düşük moleküler ağırlıklı ilaçlara kimyasal ve terapötik eşdeğerliği temsil eder. Avustralya'daki bir örnek, Zocor (simvastatin) ve onun Lipex, Simvar ve Simvabell gibi jenerik formları olabilir.

Düşük molekül ağırlıklı orijinal ilaç ile aynı etken maddeyi, aynı dozalarda içeren ancak farklı kuruluşlar (firmalar) tarafından üretilen bir ilacın orijinal ilaç yerine reçete edilebilmesi için birtakım kanıtları olmalıdır [1]. Aktif madde, fiziko-kimyasal form açısından aynı kalitatif ve kantitatif bileşime sahip olduğunu ve farmakokinetik ve farmakodinamik açısından biyoeşdeğer olduğunun göstermelidir. Biyoeşdeğerlik, etik olarak uygunsa önce sağlıklı gönüllülerde ve ardından hedef popülasyonda kanıtlanmasına dayanmaktadır [2].

Jenerik ilaçlarda öncelik etkin, kaliteli, güvenilir ve ucuz olmasına dayanır. Eşdeğer ilaçlar, orijinal ilaçlarla aynı özelliklere sahip olduğu, yani hasta üzerinde aynı tedaviyi sağladığı bilimsel çalışmalarla ispat edilmiş ilaçlardır. Eşdeğer ilaçlarda, gerekli olan tüm inceleme ve araştırmalar yapılmakta, hasta üzerinde orijinal ürünle aynı tedaviyi sağladığı biyoeşdeğerlik çalışmaları ile kanıtlanmaktadır.


Biyobenzer İlaç Nedir?

Biyobenzerler, Biyoteknolojik ilaçlarının patent süresi dolduktan sonra üretilen benzer versiyonlarına denir. Bu ilaçların üretimindeki asıl amaç daha az maliyet ile etkili molekülleri veya molekülü elde etmektir [3]. Biyobenzerler orijinal ürün ile benzer özelliklere sahip olsa da özdeş değillerdir. Bu ürünlerin referans ürün ile güvenlik, kalite ve etkinlik bakımından benzer özellikler gösterdiği kanıtlanmalıdır. Üretilen ürünler piyasada yer almadan sınanmalı ve geniş katılımlı klinik çalışmalarla desteklenmediği sürece de ilaçlar birbiri yerine kullanılmamalıdır. Biyobenzer ürünlerinin ölümcül alerjik reaksiyonlara neden olduğu iyi bilinmektedir (immünojenisite). Ayrıca bazı biyobenzer ürünlerin referanslarıyla aynı yan etkileri göstermediği tespit edilmiştir [1].

Şekil 2. Biyolojik-Biyobenzer-Jenerik İlaç Tanımlaması [4]


Biyobenzerler, Avrupa ve ABD düzenleyici makamları için bir zorluk teşkil etmektedir ve bu zorlukların ayrıca Avustralya ve Güneydoğu Asya düzenleyici kurumları tarafından da dikkate alınması gerekmektedir. 'Özünde benzer' kavramının tanımlanması veya uygulanması kolay değildir [2]. Bunun sonucu da üretilen biyobenzenlerin orijinali yerine kullanılmasında hekim onayı dahilinde bile kaçınılması gereken bir durum haline gelmiştir.

Biyobenzerlerin uzun süreli güvenlik verilerinin olmaması sağlıkta otoritelerin bu tip ilaçlar ile ilgili çeşitli düzenlemeler yapılmasını zorunlu kılmıştır. Avrupa İlaç Ajansı (EMA) gerekli yasal düzenlemeleri, yayımladığı ürüne özel kılavuzlar ile yapmış ve devamında ilk ruhsatlarını vermeye başlamıştır. Ülkemizde de 2008 yılında yayınlanan “biyobenzer tıbbi ürünlere ilişkin kılavuz” ile biyobenzer ilaçların ruhsatlandırma ölçütleri ile sınırlandırılmıştır [1].





KAYNAKÇA

[1] İskit, Alper B., “JENERİK VE BİYOBENZER İLAÇLAR”, Mart 2014, 8. ULUSAL KEMİK İLİĞİ TRANSPLANTASYONU ve KÖK HÜCRE TEDAVİLERİ KONGRESİ, jenerikve-biyobenzer-ilaclar-alper-b-iskit.pdf, (Erişim: 10.12.2021)

[2] Roger, SimonD, “Biosimilars: How similar or dissimilar are they?”, Temmuz 2006, Wiley Online Library, https://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/j.1440-1797.2006.00594.x, (Erişim: 27.12.2021)

[3] Borlu, Murat, “DERMATOLOJİDE BİYOBENZENLER”, Güncel Dermatoloji Dergisi, Aralık 2017, Dermatolojide biyobenzerler[#370470]-390259.pdf, (Erişim: 10.12.2021)

[4] Özdoğan, Mustafa, “Biyobenzer ilaç nedir? Önemi ve sıkça sorulan sorular”, Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Tıbbi Onkoloji Uzmanı, Temmuz 2021, https://www.drozdogan.com/biyobenzer-ilac-nedir-onemi-ve-sikca-sorulan-sorular/, (Erişim: 29.12.2021)

21 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör